Saydıralım

24 Aralık 2008 Çarşamba

Yılın İlk Karı...



Epey bir küreseliz, malumunuz. Bulutlar kendilerini parça parça bırakmaya aralık ayının sonunda başladı. Pamuk taneleri de sevincimize sevinç katmış durumda. Son iki yıldır gece yağma alışkanlığı edinmiş kar çok geçmeden evimizin önündeki manzarayı dünle kıyaslandığında tanınmaz hale getiriyor. Saat 03.00 suları olduğundan tek bir tekerlek izi, tek bir adım izi yok.

Arabaların üzerinde biriken karlar senenin ilk talihlisi olarak Anıl'ı seçmem için oldukça davetkar. Kulağında patlayan bir kar topuyla alevli bir savaş başlıyor üçlü arasında. İyi ki eldivenleri almışız yanımıza. Salih'lere gidip oturduk ama dışarısı o kadar davetkar ki...

Saat 05.00 gibi eve dönme kararı aldık. İçeri giresimiz de yok. Kardan adam yapalım bari dedik. Ben vücudunu oluşturdum, Anıl kafasını. Ağaçlardan çöp koparttık birer kol ve ağız. Gözlerini de taşlardan yaptık. Apartmanın kapısının yanına koyduk. Eve çıkarken isim koymayı ihmal de etmedik: 'Genoa'.

Derse gitmeden önce son bir kez baktık Genoa'ya (bu arada ikinci adı olan Sefer'i çoktan almıştı) fotoğrafladık ve bir burun ekledik. O da çöpten.


Karlı günler süper başladı. Umarım bir tarafımızı kırmayız, veya fazla soğuk olmaz. Genoa Sefer'imiz de güneşle olabildiğince geç tanışır. Amin.

3 yorum:

Berşan Kayıkcı dedi ki...

nasıl da masum :D

ix dedi ki...

Yirim ben onu...

götkuşağı dedi ki...

sefer :D