Saydıralım

Futbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Futbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ağustos 2008 Cumartesi

Geçmiş Olsun Kaptan




Emektar kalbi bir maçı daha kaldıramamış ve sahanın ortasına yığılıvermiş. Köln taraftarını, hocası Daum'u, kader arkadaşı Mondragon'u gözyaşları içinde bırakmış. Neyse ki olay bir kalp krizi değil ve kendisi hala hayatta. Yıllardır kötü bir orta gördüğümüzde andığımız, sol kanada yapılan transferlerde kulağını çınlattığımız ama sevdiğimiz birinden bu şekilde haber alınca gerçekten ne yapacağımı bilemedim.

17 Ağustos 2008 Pazar

Süper Kupa Cimbom'un!

Maçla ilgili yazı yazılacak olsa herhalde çoğu insan iki yazı yazmayı tercih ederdi. İlk yarı ile ilgili bir yazı, ikinci yarı ile ilgili ikinci bir yazı yazılması uygundu. Ama ben sadece Hasan Şaş'tan bahsederek sahadaki Galatasaray'ı size anlatabilirim.

İlk dakikalarda bir kupa maçında oynadığının farkında değildi Hasan. Ayağına gelen topları başarısız ikili mücadelelerde kaybediyor, uzun ve kısa pas seçimlerinde hata yapıyordu. Hakemle sürekli diyalog halindeydi. İlk yarı da bu şekilde düzgün bir pozisyon dahi elde edemeden son buldu.

İkinci yarıya hırslı başladı Hasan. Kanattaki arkadaşlarıyla olumlu paslaşmalara girdi, rakiplerine fiziksel üstünlük şansı tanımadı. Arkadaşlarını pozisyona soktu. Gol attırdı. Oynaması gerektiği gibi, kalitesine yakıştığı şekilde oynadı ve 2-0'lık skordan sonra yerini genç arkadaşına bıraktı onu yanağından öperek. Abi kardeş ilişkisini de yansıttı yani.

Kayserispor ise ilk yarıda etkili bir savunma ile oynuyordu. Özellikle birebir savunmada rakiplerine adım attırmadılar, dolayısıyla kalelerinde pozisyon görmediler. İkinci yarı ise prese dayanamadılar ve golü yediler. İkinci gol ise futbolda defans oyuncularının başına gelmesi en kötü durum olan 'dalgınlık' yüzünden geldi. Hoş, aynı türden bir golü kendileri de buldular ancak çok geç olmuştu ve maç sona erdi.

Girer girmez attığı gol ve asisti ile sevindirmesi bir yana, sol çizgide iki kişiyi müthiş süratiyle geçerken ekran karşısında çekirdeğin bulunduğu kase ile kabuğunu attığım kaseyi karıştırmama sebep olmasıyla da geceye damgasını vurmuş olan Harry Kewell'ı izlemek güzeldi. Yine aynı şekilde yıllardır bilgisayar karşısında menajerlik yapan biz CM severler için de Julius Aghahowa'yı dünya gözüyle görmek de heyecanlıydı.
Darısı diğer keyifli maçlara...

16 Ağustos 2008 Cumartesi

Anket 2 - Kombine


Bu sene futbola daha çok zaman ayıracağım malum. Geçtiğimiz sezon dökülen Ankara takımlarını bu sene düzenli takip etmek istiyorum.

Kombine almak istememin temel sebebi şu aslında: Bu sene 19 Mayıs Stadı'nın çimleri suni çim olacak. Bu da sahaları normal çim olan tüm Ankara dışı takımlar için zorlu deplasman demektir. Bu statta güzel maçlar olacaktır eski rezil zeminden kurtulduktan sonra (Her ne kadar şimdiki de tartışılsa da). Yeni transferleri ses getiren bir Ankara takımı yok ama başka stada çıkan Ankara B.Ş.B'yi eliyorum. Esasen iyi bir takım olsa da tribünde ve saha dışında yaşayabileceğiniz rahatsızlık verici olayları göz önüne alıp Ankaragücü'nü de eliyorum.

Geriye geçen sene berbat olan Gençler ve iyi bir performans sergileyen Oftaş, yeni adıyla Hacettepe kalıyor. Yardım et bana okur. Selamsız'ın altında, arşivin üstünde. Hadi bakalım.

27 Temmuz 2008 Pazar

24 Temmuz 2008 Perşembe

Futbol #2



Rastgele fotoğraflara bakınırken bir sitede rastladığım fotoğraf. 1958 yılının en iyi fotoğrafı seçilmiş. Mükemmel bir kare...

23 Temmuz 2008 Çarşamba

E Hadi Fikstürümüz de Hayırlı Olsun



İlk derbi Onuncu Hafta, Saraçoğlu'nda Fenerbahçe ile Galatasaray arasında. Fenerbahçe'nin bu maçın hemen üç hafta sonrası Beşiktaş'ı ağırlaması ilginç. Araya avrupa da girerse zorluk çekebilirler.

Lige Sami Yen'de Denizli'yi ağırlayarak başlıyoruz. Güzel başlar umarım. Fenerbahçe ilk hafta taraftarı ile değil ve aynı şekilde Beşiktaş da.

Güzel bir lig olsun diliyorum. Geçen yılki kadar olsa da kafi.

http://http//www.sporx.com/futbol/superlig/118936/

21 Temmuz 2008 Pazartesi

Sivasspor: 0 Braga: 2

Yorumsuzum...

13 Temmuz 2008 Pazar

Futbol!




16 saatlik bir uykudan sonra kalkar kalkmaz yaptığım ilk iş Josystick'i elime alıp Fifa08 oynayan Anıl'ın karşısına oturmak oldu. Bugün Sivasspor'un da maçı var. Futbol dolu bir gün haliyle.Daha önce birkaç yerde yazmış olduğum, kendi ağzımdan bir futbol tanımı eklemek geldi içimden:

'Renklere gönül vermedir, milleti aynı anda bağırtmaktır. Uğruna bağrılmasıdır, aynı üniformayı giymiş 11 işçinin mücadelesidir. Rakip sakatlanınca oyunu durdurmaktır, evinde üşüyen rakibe eldivenini uzatmaktır. Atılan golü bir gün önce sahada kalan futbolcuya hediye etmektir, parmakları yukarı kaldırıp tanrıyı göstermektir.

Yetenektir futbol, milletin ağzını açık bırakmaktır. Kademeye girmektir, yardımlaşmadır. Hırstır, sahada basmadık yer bırakmamaktır. Yenilince hüngür hüngür ağlamaktır, yenince teselli etmektir. Saha kenarına gelirken içinin içini yemesidir, oyuna girerken heyecanli olmaktır.

Taraftara üçlü çektirmektir futbol, yumruk sov yapmaktır. erkekçe mücadeledir, rakibi tekmeleyen futbolcunu ıslıklamaktır. Oyuna heyecan gelsin diye sahaya sırtını dönüp oynayanlari protesto etmektir.

Anlatirken gözlerin dolmasidir.

Pratikte bitmiş, teoride ölümsüz bir hayattir futbol.'

6 Haziran 2008 Cuma

EURO 2008


Heyecanla dolu olmasını beklediğim bir turnuva başlıyor. Bense bu esnada moral ve motivasyonumu toparlamakla meşgulüm. Turnuva blogum hazır. Ortağım, check. Forma giyip milli takımı da destekleyeceğiz elbet. Bir şeyler eksik gibi ya...Neyse.