18 Ağustos 2008 Pazartesi
17 Ağustos 2008 Pazar
Süper Kupa Cimbom'un!
16 Ağustos 2008 Cumartesi
100 Metre Erkekler Finali

Birçok dalda rekorların havada uçuştuğu Pekin 2008'de bu gece Usain Bolt'tan başka hiçbir şey parlamadı. Adam son on metrede sağına soluna bakarak, tribüne şovlar yaparak finişe ulaştı. Üstelik kendisine ait Dünya Rekoru'nu kırarak. Dereceler tamamen şöyle:

1 Usain Bolt Jamaika,9.69 (dünya rekoru)
2 Richard Thompson , Trinidad/Tobago, 9.89
3 Walter Dix, ABD, 9.91
4 Churandy Martina, Hollanda Antilleri, 9.93
5 Asafa Powell, Jamaika, 9.95
6 Michael Frater, Jamaika, 9.97
7 Marc Burns, Tinidad/Tbago, 10.01
8 Darvis Patton, ABD, 10.03
Bu arada hatırlatmakta fayda var. Böyle başarılar ve rekorlar arttıkça Olimpiyat Barajı yükseliyor. Bu da bu tip yarışlara zaten gidemeyen Türk atletler için daha büyük zorluk demek tabi...
Özkan Uğur

Anket 2 - Kombine

Kombine almak istememin temel sebebi şu aslında: Bu sene 19 Mayıs Stadı'nın çimleri suni çim olacak. Bu da sahaları normal çim olan tüm Ankara dışı takımlar için zorlu deplasman demektir. Bu statta güzel maçlar olacaktır eski rezil zeminden kurtulduktan sonra (Her ne kadar şimdiki de tartışılsa da). Yeni transferleri ses getiren bir Ankara takımı yok ama başka stada çıkan Ankara B.Ş.B'yi eliyorum. Esasen iyi bir takım olsa da tribünde ve saha dışında yaşayabileceğiniz rahatsızlık verici olayları göz önüne alıp Ankaragücü'nü de eliyorum.
Geriye geçen sene berbat olan Gençler ve iyi bir performans sergileyen Oftaş, yeni adıyla Hacettepe kalıyor. Yardım et bana okur. Selamsız'ın altında, arşivin üstünde. Hadi bakalım.
Yağmur
Elvan Abeylegesse
15 Ağustos 2008 Cuma
Yemek Tarifi
Domates Soslu Cevizli Makarna
Malzemeler:
-Bir paket makarna (tercihen penne)
-4 adet domates
-Bir kalıp margarinin çeyreği
-Bir tatlı kasığı domates salçası (renk adına)
-Kaşar peyniri
-Çekilmiş veya ince ince parçalanmış ceviz içi-Tuz-Karabiber
Yapılış:
Bir paket makarna kaynatılıp süzülürken bir tencerede (burası çok önemli, sosu tavada degil de makarnanın pişeceği tencerede yapmalısınız) çeyrek margarin eritilir. Daha sonra rendelenmiş olan domatesler kızgın yağın içine atılarak tuz, karabiber ve salça ekleyerek karıştırılır. Koyu kırmızı renk alan karışım baloncuklar sayesinde kıvama geldiğini belli ederken, süzülen makarnadan bir avuç alınıp karışıma eklenir. Sos, makarnaya iyice yedirildikten sonra süzgeçteki makarna yarıya ininceye kadar aynı şekilde avuç avuç tencereye atılıp iyice karıştırılır. Daha sonra süzgeçte kalan tüm makarna tencereye boşaltılıp karıştırılır. Burada amaç makarnanın sosu iyice yemesidir. Yemek kıvamına kavuşunca ocak kapatılır. Tencerenin kapağını da kapatıp kaşarı rendelemeye geçilir.
Kaşarın rendelendiği süre içinde makarna tam kendini bulmuştur. Kocaman bir tabağa doldurulup üzerine bol miktarda kaşar ve ceviz serpilir. Kolayla da servis edildiği zaman tadına doyum olmaz. Afiyet olsun.
12 Ağustos 2008 Salı
Blok...
Sonra ben düşünüyorum. Hayat her şeye benzediği gibi voleybola da benziyor. Lan bir düşünsene, mükemmel bir çaba göstermişsin. Etkili olmaya çalışmışsın oyunda/hayatta (hayat bir oyundur diyene de selam ederim...), şartlar seni zorlamış, kendinle mücadelen yetmiyormuş gibi karşına insanları da almışsın...
Pat! Bu saatten sonra olacaklar senin tekniğine mi kaldı sanarsın ki? Şans işte. Belki içeri düşer... Belki dışarı sapar... Belki son anda takım arkadaşın yetişir. Sürünerek çıkartır topu. Ne de olsa onun da menfaati vardır bu işte... Belki bu son şansındır, maç sayısıdır. Belki maç yeni başlamıştır. Belki geriye düşeceksindir, seriye bağlayacaklardır. Belki sen art arda sayı kazanacaksındır. Belki sizin mücadelenizi yöneten hata yapacaktır. Yuhalanmak ağlatacak belki seni, belki alkışla coşacaksın. Yüzlerce kişi izlerken birini önemseyeceksin belki, belki hiç birini...
Tahta zemindesindir, kumdasındır. İkişerlisindir, altışarlısındır...
Sorsan şimdi 'Muratçım her voleybol maçında bloksuz bir an geçmemekte midir?' diye ne cevap veririm. Basit, ama kabullenmesi zor.
Ben çevremde basit bir maç geçiren insanlar görmedim. Ben mücadelenin olmadığı bir hayata tanık olmadım. Bence sırf bu yüzden voleybol, blok'suz çok manasız...
11 Ağustos 2008 Pazartesi
Ben geldim!!
-4 saatliğine belimden aşağısı tutmadı. Matah bir şey olmamakla beraber çok acı. Bir ayağınla annen, diğeriyle anneannen oynuyor ve 'Ehauhe hissetmiyorsun şimdi öyle mi?' diyorlarsa da durum değişmiyor.
-Bir yumurta büyüklüğündeki alnınan parçam yattığım odada sergilendi. Annem ilk gördüğünde suratını çok garip bir şekle soktu. 'Ana yüreği, kaldıramıyor.' diye içimden geçiriyordum, kadın kusmaya gitti...
-Hastane ile ilgili son madde bu. Gözlem odası denen yerde benimle birlikte yatan bir yaşlı teyze ve bir de küçük çocuk vardı. Çocuk liseye yeni geçmiş. Genel anesteziye maruz kalan bir tek o vardı. Çocuk ayıldıktan sonra narkozun etkisi geçmemişti. Annemler ve etraftakiler bunu fırsat bilerek çocuğa onlarca soru sordular. Cevaplarına kahkahalarla güldüler. Çocuğun aşk hayatından geleceğe dair hedeflerine kadar her boku öğrendiler. Bence narkozun etkisinden tamamen kurtulmadan hasta herhangi bir insanla diyaloğa sokulmamalı. Bu bir hastanın ciddi ciddi hakkı olmalıdır. İnsan bir nevi 'veritaserum' (araştır, öğren) etkisinde çünkü ameliyat sonrası ilk saatlerde.
-Meyve suyu oldum!
-Günün olimpiyat özetleri çok sıkıcı: 'Evet sevgili olimpiyat severler. Ülkemiz bugün yarıştığı 4 dalda, bilmemkim bilmemkim ve bilmemkim ile başarısız oldu.'
-Olimpiyat deyince: Michael Phelps. Saygılar abi...
-Bir Galatasaraylı olarak FB TV'den büyük zevk alırım. Ama MTK masalı baydı beah...
-Haydi Amerika, sen de katıl da 3. dünya savaşı çıksın. SALAKLAR...
-Evden kaçtım. İnternet kafeden yazıyorum :)
-Rahat uyumadıysam kabus görüyorum.
-10 dakika süren ve anestezi uzmanı ile evrim teorisini tartıştığım bir konuşma yapacak kadar rahat ve acısız olduğum ameliyattan sonra iki günde bir pansuman oluyorum. Her biri yirmi dakika sürüyor ve ömrümden ömür gidiyor.
-Gördüğüm kabuslardan birinde Çağlar bana Amerika'dan PSP getirmiyordu!
-Müzik dinlemek istiyorum! :(
-Daha çok şey vardı ama, tıkandım. Öpüldün :)
6 Ağustos 2008 Çarşamba
Sağlık Arası...
Fark Ediyorum...




